Gezi’den Hayır’a Yeni Jenerasyon Kalkışma

0

2013 yılının Mayıs ayı sonu ve Haziran ayı, muhtemeldir birçok farklı yorumlama ile tarihsel olarak anılacak. Akp iktidarından farklı siyasi hafızası olmayan bir neslin, günlük yaşam dili haline getirdiği sosyal medya kültürünü direnişe yansıtması bir gelenek yaratır mı sorularını getirmişti. 2000’li yılların kötü yönetilen iktidarının çözülüşünün ilk domino taşı Gezi midir?

Direnişin yansıtmış olduğu zaferin yakın olma hissiyatının yarına taşınması; en dar bakış ile güncelliğini koruması olarak ele alınır. Gezinin güncelliği ise şuan Taksimde olmayan direniş çadırları ile yitirilmeyeceği gibi, Gezi direnişinin sloganlarının halen alanlarda yankılanması da direnişi aktif kılmamakta. Gezi, Faşizmin yenilgisinin ilk domino taşı olmayacak elbette, Coğrafyamız direnişleri itibari ile birçok defa faşizme başkaldırının tarihini barındırmaktadır. Gezi, yeni bir zümre direnişinin miladı olabilecek potansiyeli ile hali hazırda beklemektedir.

Gezi direnişinin potansiyelinin kendini gerçekleştirme olgusu ise, alışılagelen şekilde Gezi’den yaratılan siyasi tablonun devamında değil, Gezi’yi yaratan siyasi tablonun sürdürülmesindedir. Tekel işçilerinin direnişinin toplumsallaşmasının yarattığı rüzgar ve Sosyal demokrat kesimin ‘’Cumhuriyet ‘’ mitinglerinin ortak kümesi bir halkın yılgınlığının timsalidir. Ortak düşman psikolojisi direniş için motivasyon yaratır, fakat siyasal düzlem yaratmak farklı bir aklın örülmesinden geçmekte.

Muhalif seslerin iktidar tarafından abluka altına alınması, her türden muhalif sesin ‘terörize’ olarak değerlendirildiği günümüz, Gezinin ileriye dönük gördüğü tehditlerin haklılığını açığa çıkarmakta. Gezi direnişinin yıldönümünde, 31 Mayıs – 2 Haziran 2013 tarihlerini ele alırken 16 Nisan 2017 referandumunun Başkanlığa Hayır söylemine yansımasını görmemek güç. AKP iktidarı üzerinden kutuplaşan Türkiye’ nin siyasi haritası, Gezi ile şekillenmeye başlamış iken Başkanlığa verilen Hayır yanıtı üzerinden somut bir şekilde saflar açığa çıkmıştır.

Tek adamın çıkarlarının, Devlet çıkarları ile denk tutulduğu görece yeni iktidar döneminin kendi içerisindeki tutarsızlıkları, kendi sonunu getirecektir. Gezinin mirası dönemsel kötü uygulamalardan kurtulmak veya kötülüğü savuşturmak değil, yeni bir geleceği örmek olarak algılanır ise potansiyelini gerçekleştirme şansına erişmiş olacaktır. Geniş halk tabanı ile birlikte direnmenin keyfini bir müddet daha süreceğimiz aşikar, gelecek günlerimizin güzelliği Türkiye halklarının topyekün direnişini, ortak yaşamı güzel kılacak ideolojik birikime kavuşturması ile mümkündür.

Yön vermek gerekirse; Huzur isyanda , Allah’ını seven defansa gelsin !

Leave A Reply