Kızgınlık

0

KIZGINLIK

Yönlendirecek ateşlere üzerimdeki kömür tozunu üfleyerek kısmen olurlu

Bulutları öylece şekleden, camları kapalı kadehi tutan kırlangıç kuşu

Kömürlerin içindeysem hem de sert pamuk dağında

Sen kömür değilsin diyecek gözlerindeki dik yuvanın üşümüşlüğüyle

O gün kaşları bir parça saygı fişek

Kuşta kaş büyük sorusu

Sen kömür değilsin diyecek

Evet, elbet diyecek

 

Kulağı elmas tokmakta, ağırlıktan yerlerde memesi

Ağır ağır çekecek eteklerindeki portakal kısa dalını

Bir kadın gölgesinin çekimli dili

Yavaş yavaş oluşacak uzatması bileğini

Karşılıklı dudaklarımız pencerelerde

Tırak insanlar sarı yollara dökülecek sanki

At beyazının papatyalara şahlanışı

Caddenin karşısından kapıyı çalan kuzgun büyük sorusu

 

O kadar gün içinden bir gün

Vakit iki çamın arasında çoban öğleni

İneksi uğur böceklerindeki ineksi

Çimlere bakıp bakıp sakız çiğnerken

Siz kömür değilsiniz diyecek eninde

Sonunda nehre atacak nehrin yanındayım uzanışını

Açılacak tüm balık gözlü şelale düşüşü kapılar

Şüpheci domatesler tavlara binecek

Geniş tarlalarda para para salkım oluğu

Uzun puroyla kısmen onurlu büyük sorusu

 

Ellerimde kan ter birkaç kızgınlık açacak çekerken okyanus sandallarını

Ben onları karadan karaya uğurlamışım çok mu

Kızgın köpüklerin içindeysem hem deniz çağında

Gün ışısa ağzıma, süt dişimde sevgi öpücüğü

Ağaç düşse suya, kendime baktığımda halkalanan ağaca yaslansa

Dağların karşısında soğumuş parmak uçlarına bakan

Aynaları oturduğu hizaya koymayan insan büyük sorusu

 

 

 

ONUR KILIÇ

Leave A Reply