Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2017 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek amacıyla ilk toplantısını dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu başkanlığında gerçekleştirdi. Bakanlıktaki toplantıda işçi tarafını temsil eden Türk-İş heyetine Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, işveren tarafını temsil eden TİSK heyetine ise Yönetim Kurulu Üyesi Metin Demir başkanlık etti.

Birgün’de yer alan habere göre; Toplantı öncesi gazetecilere açıklama yapan Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, “Talep edileni karşılayabilmek geçici dönemler için başarı olarak karşımıza gelebilir ama istikrarlı bir hedefe yönelmekte geçici mutluluklar kalıcı huzura dönüşmeyebilir. O nedenle reel olmamız gerekiyor. Asgari ücrete yapılan artış yalnız asgari ücreti değil, istihdamın ve işgücü maliyetlerinin tamamını etkiliyor” dedi.
İşçi ve işverene eşit mesafede olduklarını ileri süren Müezzinoğlu, “Biz hiçbir zaman ‘yalnız işçi’ ya da ‘yalnız işveren’ demiyoruz. Bu iki yapı birlikte sağlıklı yürüyebildiği sürece onlar da kazanacaktır, ülke de kazanacaktır” diye konuştu.

2016 yılında asgari ücretin bin liradan bin 300 liraya çıkmasının işverenleri tedirginliğe sürüklediğini söyleyen Müezzinoğlu, “Çünkü Türkiye’nin artık dünya ile rekabet eden bir rolü var. Dünya ile rekabette iddialı olmak zorunda. Bu tedirginliği gidermek üzere hükümetimiz işverene asgari ücretli çalışan başına yaklaşık 100 lira destek verdi. Bu anlamda da yıl sonu itibariyle yaklaşık 10 milyar liralık destek işverene katkı olarak sağlandı” ifadelerini kullandı.

‘İşçi değil, işveren korunuyor’
Türk-İş Genel Eğitim Sekteri Nazmi Irgat, asgari ücrette geçen yıl yapılan artış nedeniyle bu yıl artış yapılmaması yönündeki söylemleri eleştirerek, “Sosyal devlet anlayışı toplumdaki zayıf kesimlerin korunmasını amaçlamaktadır ancak uygulamaya baktığımızda, daha çok işyeri ve işverenlerin korunduğunu yaşayarak görüyoruz” dedi.

Bakanlığın temmuz ayı istatistiklerine göre, Türkiye’de kayıtlı yaklaşık 13 milyon işçi bulunduğunu belirten Irgat, bunlardan yalnızca 1,5 milyonunun sendikalı olduğuna ve bu 1,5 milyon kişinin de sadece yüzde 70’inin toplu iş sözleşmelerinden yararlanabildiğine dikkat çekti.

Bu tablo nedeniyle çalışanların çok büyük kesiminin yeni asgari ücret rakamını umutla beklediğini ifade eden Irgat, “Artık devlet üretmiyor, yatırım yapmıyor. Dolayısıyla devletin istihdam sağlamadaki payı azalıyor. İstihdam özel sektör eliyle sağlanıyor. Bugüne kadar hükümetin çalışanlardan ziyade işyerini korumak ve işverenleri desteklemekten yana tavır aldığını yaşayarak görüyoruz, ancak asgari ücretin çalışanların onurlarıyla yaşayacağı bir seviyede olması gerekiyor” diye konuştu.

‘Dolar asgari ücreti eritti’
Ekonomideki son gelişmelerin çalışanların alım gücünü düşürdüğüne vurgu yapan Irgat, doların asgari ücreti erittiğini, yılbaşında 447 dolara denk gelen asgari ücret tutarının bugünlerde 368 dolara kadar düştüğünü de kaydetti. Irgat, hükümetten geçen yıl asgari ücreti artırmak yönündeki tavrını bu yıl da sürdürmesini istedi.

‘Asgari ücretliye zalimlik yapmayalım’

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun çalışmalarını değerlendirdi, “Asgari ücretli ve ailesine insanca yaşamaları için gerekli ücreti verelim” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Kasım 2015 itibariyle bir kişinin asgari geçim ücretinin 1600 TL olduğunu hatırlatan Demirtaş, “Bunu enflasyon oranında artırırsak Ocak 2017 için rakam 1760 lira yapıyor. Ocaktan bu yana asgari ücret 72 dolar eksilmiş. Dolardaki artışın 2017’de de devam edeceği açık” diye konuştu. Döviz kurlarındaki artıştan kaynaklanan kayıpların giderilmesi için Meclis’e yasa teklifi verdiklerini, buna göre asgari ücretin 1750 liraya çıkarılması gerektiğini aktaran Demirtaş, “Asgari ücretliye zalimlik yapmayalım” ifadelerini kullandı.

Çalışanlarımız işlerini kaybetmesin

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Üyesi Metin Demir, bu yıl asgari ücret görüşmelerini, dünyada yaşanan ve Türkiye’yi de olumsuz etkileyen bir ortamda gerçekleştirdiklerini söyledi. İşverenler olarak çalışanlarının mutlu olmasını ve daha fazla gelir elde etmesini istediklerini iddia eden Demir, her kesimin birbirine sarılmasıyla bu kriz ortamının üstesinden gelinebileceğini savundu.
Asgari ücrette geçen yıl yapılan artışın istihdamı ve ihracatı olumsuz etkilediğini öne süren Demir, şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz koşullar ortadayken, 2017’de asgari ücrette her şey normalmiş gibi bir artışın öngörülmesi dengesizliğe yol açar. Bu da hepimizi etkileyecek. Çalışanlarımızın herhangi birinin işini kaybetmemesi gerekiyor, ilave istihdam gerekiyor. Bu noktada, bu asgari ücret tespitinde biz geçen yıl yüksek orandaki artışın iki yılda ancak tolere edilebileceğini vurgulamıştık, aynı şeyi tekrar ediyoruz.
6,5 milyon asgari ücretli varken, 3 milyon civarında da dışarıda iş bekleyen insanımız var. Özellikle bunlar arasında yüzde 20 civarındaki genç işsizlerimizin evde oturmasını biz istemiyoruz. Genç işsizlerimizin de işe ulaşması noktasında pozitif ayrımcılık yapılıp, onlara farklı asgari ücret uygulanmasını öneriyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here