Tarihte Bugün-12 Eylül Faşist Darbesini de Erdal Eren’ i de Unutmadık!

0

12 Eylül  hafızalarımızdan silemediğimiz kara bir gün.Binlerce insanın katledildiği,sürgün edildiği hapishanelerde işkence edildiği tarihimizin en kara günlerinden biri.Günlerinden biri diyoruz çünkü;12 Eylül zihniyeti hala devam ediyor.Hala faşizm zindanları özgürlük ve barış isteyen onurlu insanlarla dolu.Direnenler mutlaka kazanacak!..12 Eylül ise onların utanç tarihi olarak kalacak!

 

 

 

 Türkiye’de 12 Eylül 1980 Cuma günü, ordunun yönetim kademesini oluşturan 5 generalin denetiminde gerçekleştirilmiş bir askeri müdahale.

“Cunta yönetimi” olarak ta adlandırılan ve Genelkurmay Başkanı Kenan Evren  tarafından başkanlık edilen 12 Eylül darbesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin hükmüne son vermiş, hükümeti görevden almış ve siyasi partileri kapatarak, anayasayı uygulamadan kaldırmıştır.

 

12 Eylül Darbesi, her ne kadar 1983 yılında yapılan seçimlerle birlikte fiili olarak son bulmuş görünse de, etkileri 1989 yılı sonlarına kadar sürmüş, sıkıyönetimin ülke çapında kalkması 1987 tarihini bulmuştur.

Rakamlarla 12 Eylül Darbesi:

12 Eylül Darbesi’nin rakamlarla yapılan bir özetini ;

  • 650 bin kişi gözaltında alındı. 1 milyon 683 bin kişi fişlendi. 210 bin dava açıldı. Bu davalarda 230 bin kişi yargılandı. 7 bin idam kararı istenirken, 517 idam cezası verildi. 50 kişinin cezası infaz edildi. Yaşı 17 olan Erdal Eren, yaşı büyütülerek idam kararı verildi. Karar Yargıtay tarafından iki kere iptal edilmesine karşın Milli Güvenlik Konseyi kararı onayladı. Eren, 13 Aralık 1980’de infaz edildi.
  • 98 bin 404 kişi örgüt üyesi suçuyla yargılandı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkartılırken, 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurt dışına gitmek zorunda kaldı.
  • 23 bin 677 dernek kapatıldı. Siyasi partiler yasaklandı. Türk-İş dışındaki sendikaların faaliyeti yasaklandı, mal varlıklarına en konuldu. Sendikalaşma kaldırıldı, çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanımları daraltıldı, ücretler ve sosyal haklar budandı, grev hakkı yasaklandı.
  • Belediye başkanları görevden alındı, yerine sıkıyönetim atama yaptı.
  • Zorunlu din dersi getirildi; Türk İslam sentezi bir kültürün milli kültür olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı; Diyanet İşleri’nde 260 din görevlisinin maaşının Rabıta-ül İslam örgütünce ödenmesi onaylandı.
  • Sinema filmleri de yasaktan nasibi aldı! 937 film sakıncalı gösterilerek, yasaklandı.
  • 3 bin 854 üniversite öğretim görevlisi görevlerinden alındı, güvenlik soruşturmasına tabi tutuldu.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi, 300 gazeteci saldırıya uğradı, üç gazeteci katledildi.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 13 gazete için 303 dava açıldı. 39 ton gazete ve dergi yakıldı.
  • 12 Eylül döneminde cezaevlerinde insani olmayan koşulları ve yapılan işkencelerden yaşamını yitirenlerin sayısı 299 kişi olarak kayda geçti. Cezaevlerindeki kötü koşulları protesto etmek için yapılan açlık grevlerinde ise 14 kişi yaşamını yitirdi.
  • 1979’da dönemin Başkanı Süleyman Demirel Başbakanlık Müsteşarlığı’na Turgut Özal’a atadı. Ekonomik istikrar programı hazırlama görevi verdiği Özal, hazırladığı programını 24 Ocak 1980’de kamuoyuna açıklandı. IMF destekli hazırlanan 24 Ocak programı sermaye için güllük gülistanlık bir tablo ortaya koyuyordu. Böylece yabancı sermayeye Türkiye kapıları açılırken, ihracata dayalı büyüme modeli için de başlangıç yapıldı. Serbest piyasa kurallarının tam olarak işletilmesi için devletin fiyat mekanizmasına müdahale etmemesi öngörüldü. Kamu iktisadi teşebbüslerinin üretimden çekilmesi ve geniş bir özelleştirme programda yer aldı. Kamuda istihdam azaltılması politikası işsizliği artırırken faizleri de pratikte piyasa tarafından belirlenir hale geldi.

Leave A Reply