Okumagrubu

TBMM Başkanından Kadın Tiyatrocular İle İlgili Açıklama

0 22

Meclis Başkanı İsmail Kahraman, 18 Mart törenlerindeki tiyatro oyununda kadın oyuncuların sahneye çıkarılmadığı yönündeki haberleri yalanladı.

Meclis’te düzenlenen Meclis Sohbetleri etkinliği kapsamındaki 18 Mart Çanakkale anmasında Devlet Tiyatroları oyuncuları bir temsil sahnelemişti. Kadın oyuncular, Kahraman’ın talimatıyla sahneye çıkartılmadıklarını, sadece seyircilerin arkasında durup şiir okumalarına izin verildiğini, kadın ve erkek oyuncunun sarıldığı anne-oğul vedalaşma sahnesine bile tahammül edilmediğini anlatmıştı.

İddiayı reddeden Meclis Başkanlığı ise “Kadın ve erkeklerden müteşekkil sanatçılar gösterilerini yaptı” demekle yetinirken kadın oyuncuların neden oyuna sahneden değil kenardan katıldığını izah etmemişti.

Dolmabahçe Sanat Galerisi’ndeki sergi açılışında konuşan Kahraman, yapılacak işin sadece Çanakkale Türküsü söylemek olduğunu belirterek söyleyenlerin arasında 16 kadın, 13 erkek toplam 29 kişinin olduğunu ifade etti.

Dokuz da ‘asker’ olduğuna dikkat çeken Kahraman, programın herkes tarafından alkışlandığını, memnun olduğunu kaydetti.

Hürriyet’ten Özgür Altuncu’nun aktardığına göre, Kahraman şu açıklamayı yaptı:

“Hepsi Çanakkale türküsünü söylüyorlar. Çok hoşuma gitti. Sürpriz olsun. ‘Kastamonu’daki bu kardeşlerimizi çağırın’ dedim. Fakat tecrübeli bir rejisör ekip için devlet tiyatrosunun genel müdürünü aradı arkadaşlarım. Dediler ki, ‘oyuncular da profesyonel’ olsun. Lise talebeleri beceremeyebilirler. Onun için de oyuncular da devlet tiyatrosundan olsun. Sahnede 9 tane asker Çanakkale’deki kıyafetleriyle.

9 kişi askerde bir manga demektir. Sembolik olarak o askerler bulunsun. Ve koro, hanımlardan beylerden oluşan koro, Çanakkale türküsünü söylesinler. Açılışı TBMM Bilim Kültür Sanat Başkanlığına bakan arkadaşımız Ahmet Aydın yapıyor. Başkan vekili kendisi. Tam ‘hoş geldin’ diyecek. Işıklar söndü. ‘Yahu ne oldu’?. ‘Allah, Allah bir şey var, arıza mı var’ diyecek herkes. Bir de bakılacak ki, Çanakkale çalıyor. Bütün salon Çanakkale türküsünü söyleyecek.

“16 TANE HANIM VAR”

Yapılacak şey ne? Sadece ve sadece Çanakkale türküsünün söylenmesi. Söyleyenler içinde 16 tane hanım var. Toplam 13 erkek var. 29 kişi salondalar. 9 tane askerimiz orda. Muhteşem bir program. Herkesin memnun kaldığı bir program. Arkasından şehitlik ruhuna sahip olmayan, Tarih duygusuna sahip olmayan, Çanakkale’nin manası bilmeyenler, Meclis Başkanı ne yaptı biliyor musunuz? Ne yaptı? Kadınları koymadı. Nasıl koymaz. O hanımlar ne? O sahnede. Sahne yok ki . Sahnede üç tane koltuk var. Orası sahne değil. Tiyatro eseri değil. Sadece türkünün söylendiği bir hadise. Devlet Tiyatrolarından istediğimiz de bu. Devlet tiyatrosu bildiri yayınladı. Meclis Başkanlığı anlattı. Fakat, var ya, ‘bizim çocuk bina okur, döner döner yine okur’. Duygu, dürüstlük, şahsiyet, haysiyet lazım. Müthiş bir faaliyet yaptık. Hiç ondan bahsetmek yok.

“SANATI SEVMELİYİZ”

Çanakkale ruhuymuş, Gazi meclismiş. ‘Hanımlar konmadı’. Dolu. Ve ben demin bahsettiğim gibi, misal verdim konuşmamda ‘o ruh lazım’ dedim. O istiklal savaşındaki o yiğit hanımlardansınız. Ama şehit Seyit onbaşı ruhu lazım. Her şeyi neden tutup da siyasi mülahazalarla bir taraflara çekiyoruz. Neden bütünleşmeyi sağlayıcı konularda bir arada olmuyoruz. Ha, bu bizim estetik eksikliğimden kaynaklanıyor olabilir. Türkiye’de satılmış yoktur. Aldatılmış vardır. Mühim olan diyalogdur, birbirini anlamaktır. Sanata değer vermektir. Sanatkar olsa insanlarımız böyle hadsizlik ve kabalığa gitmezler. 15 Temmuz gecesi o akşam herkesin hangi partiden olursa olsun. Hepimizin yakasında ay yıldız. Böyle olmalıyız. Sanatı sevmeliyiz. Sanatkarları sevmeliyiz.

Sanata değer veren bir insanın nene hatunların, hanımların gerektiği yerde bulunması gerektiğine, gereken saygının gösterilmesine inanıyorsa, böyle ufak şeylere, polemik mevzusu haline getirmek yanlış. Diyalog, diyaloğu ne sağlar. Karşılıklı konuşma. Birbirine tahammül edeceğiz. Herkes illa benim gibi konuşmak zorunda değil. Demokrasi, Herkes hürdür.

TV’de , gazetede okuduğum zaman kızmıyorum. Neden kızmıyorum. Acıdığımız için. Zavallılar, inşallah düzelirler. Bir bütünüz biz. Etle tırnağız. İşte ‘şu gazeteyi okudun mu’ Ben yürürüm, ileri, daha ilerilere. Kalkınacağız, birbirimize girmeyeceğiz. İlle bir 15 Temmuz olacakta mı kendimize geleceğiz? Beraber olacağız. Hür, müstakil. Kendi sanatına , değerine, tarihine saygılı olacağız.

 

Leave A Reply

Your email address will not be published.