tumblr_nps321StrX1sua6ivo1_400

Nikbinlik
Güzel günler göreceğiz çocuklar,
güneşli günler
göre-
-ceğiz…
Motorları maviliklere süreceğiz
çocuklar,
Işıklı maviliklere
süre-
-ceğiz…
Açtık mıydı hele bir
son vitesi,
adedi devir.
Motorun sesi
Uuuuuuuy!  çocuklar kim bilir
ne harikûlâdedir
160 kilometre giderken
öpüşmesi…

Hani şimdi bize
cumaları, pazarları çiçekli
bahçeler vardır,
yalnız cumaları
yalnız pazarları…
bir peri masalı dinler gibi
seyrederiz
ışıklı caddelerde mağazaları,
hani bunlar
77 katlı yekpare camdan
mağazalardır.
Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
açılır kara kaplı bir kitap:
zindan…
Kayış kopar kolumuzu
kırılan kemik
kan.
Hani şimdi bizim soframıza
haftada bir et gelir.
Ve
çocuklarımız işten eve
sapsarı iskelet gelir…
Hani şimdi biz…
Inanin:
güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler
göre-
-ceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz
çocuklar,
ışıklı maviliklere
süre-
-ceğiz…
Nazım Hikmet Ran 1930

Ahmed Arif’in “Gün ola, devran döne, umut yetişe”, dediği, umut dolu günler ve NÂZIM ustanin da söylediği,
“Inanın:
güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler
göre-
-ceğiz.” dediği o “güzel günler” sanki toplanmış geliyorlar.
Bas bas bağıran iktidar çığırtkanlıklarını duymamak ne kadar hoş… Kuşlar, çiçekler, çocuklar, renkler ve bütün halklar ne kadar güzel… Tek sesli, tek renkli, tek dilli, tek dinli olan bir dünya değil! Herkesin birbirinin rengine, diline ve insanlığına saygı gösterdiği, kadir/kıymet vereceği, başka bir dünya mümkün. Inanın çocuklar, inanın kadınlar, ve inanın bütün halklar “başka bir dünya mümkün.”
Çağla GÜL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here