Birleşik Haziran Hareketi Edirne Meclisi,  16 Nisan referandum seçimleri öncesi ‘Hayır’ın sesini yükseltmek için bir söyleyişi  gerçekleştirdi.

Etkinlik Ezgi Şahmo’nun moderatörlüğü ile gerçekleştirilen etkinliğe konuşmacı olarak CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, CHP Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Dr.Okan Gaytancıoğlu ve Haziran Genel Yürütme Kurulu üyesi katılımının yanı sıra Haziran Hareketi Genel Yürütme Kurulu üyesi Zeki Özkorkmaz, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı ve halk  da katılım gösterdi.

Moderatör Ezgi Şahmo’nun  açılış konuşmasının ardından ilk sözü Edirne CHP Milletvekili Okan Gaytancıoğlu aldı.

“Türkiye Dünya’nın en güzel ülkesi, stratejik konum açısından Dünya’nın en önemli ülkesi Avrupa ülkesi orta doğunun en güzel ülkesi olduğunu” ifade eden Gaytancıoğlu, Büyük Ortadoğu projesinden bahsederek,Yugoslavya’da 22 devlet ön gördüler.Türkiye’de ise 3 devlet ön gördüler.Cumhuriyet’i çökertmeye çalıştılar.Çökertemedikleri büyük bir kitle var.Bu kitle 68’li yıllarda Deniz Gezmiş ile ayaklandı” şeklinde konuştu.

 

” Gezi ruhunu selamlıyorum”

Gatancıoğlu’ndan sonra konuşmasını yapan CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Başta Haziran Hareketi Edirne meclisine teşekkür dileklerinden bulunduktan sonra Gezi’de yitirdiğimiz canlarımız Berkin Elvan,Ali İsmail Korkmaz,Medeni Yıldırım, Abdullah Can Cömert, Ethem Sarılsüük ve Mehmet Ayvalıtaş’ın isimlerini okuyarak unutmadıklarını belirtti.’, “Gezi evet diyorduk ki hepimiz Haziran’da yav bu gençlerimiz nerede, ne olacak tam böyle umutlarımızın gerçekten yok olmaya yüz tuttuğu günlerde işte Geziicilerle karşılaştı Türkiye ve o ruhuyla selamlıyorum ben , Gezi Ruhunu selamlıyorum.Bugün o bir fidan ama o bir ağaçtır ve ağacın altına hep beraber, kardeşçe,demokrasiyle, eşitle, özgürlükle hep beraber yaşayacağız. O tohumu, o fidanı ve o ağacı selamlıyorum” dedi.

‘Geleceği hak etmek için çaba göstermek gerektiğin’i ifade eden Yüceer, “geleceğin güzel olması için mücadele etmek lazım, işte insanların hayatında bu anlamda bazı tercihler olur.Yaptığı yapamadığı, seçtiği seçemediği ve onu o kişiye belirledikleri olur, güzellikleri örer ama o belirledikleri tek başına örer. Şuan yolları kapanmada bir  bahçesi  Türkiyemiz. Yolları çapalanan iki bahçe iki yol var.Bunlardan biri karanlık, bunlardan biri siyah.Bu yollarda grilik yok siyah veya beyaz yoğunluk.Bu yollardan birini tercih edersek burada baskıcı otoriter keyfiyete dayalı bir yol olur. Burada taş var, burada kutuplaşma var, burada ayrışma var.Diğer yolda ise  bu tercih ise beyaz bir tercih, aydınlık bir tercih. Burada toplumsal barış umudu var.Tüm ezikliğe  rağmen demokrasi umudu var ve bu tercih toplumların sadece kendilerini değil, sadece bugünlerini değil, başkalarının ve gelecekte başkalarının da hayatını belirleyecek.İşte Türkiye’nin önünde böyle bir  tercih var.

Dolayısıyla sadece bu günlerin değil,, doğmamış çocuklarımızın bu topraklarda doğacak herkesin hayatını belirleyecek bir tercih bu.O yüzden bizlerin belki bir kez değil bin kez düşünmesi lazım.Bizler anayasa komisyonu görüşmelerinde bu teklif geldiğinde biliyorsunuz mücadelemizi çok değerli milletvekili arkadaşımıza teşekkür ediyoruz buradan.Ali Şener sayesinde sözümüzü yada bunun neler getireceğini, neler götüreceğini duyurmaya çalıştık, anlatmaya çalıştık”şeklinde konuştu.

“İki saf var”

Yüceer’in konuşmasının ardından  Birleşik Haziran Hareketi Genel Yürütme Kurul üyesi Alper Taş ise”Şimdi Geziyoruz toplantılara katılıyoruz. ve soruyorlar.Neden sadece Hayır’cılara Hayırı anlatıyorsunuz..Hayırcılara Hayır’ın propagandasını yapıyorsunuz. Sadece biz toplantı yapmıyoruz sahadayız, mahallerde sokaklardayız.Ama böyle arada toplantılar yaparak şevkimizi yeniden motive ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki 16 Nisan’da iki saf var bir ‘Hayır’ safı var, bir de evet safı var. doğrudur iki saf var. Evet’in sahibi yani 16 Nisan’daki sandığın sahibi devlettir.Evet devlet tarafından yukarıdan aşağıya örgütleniyor.Cumhurbaşkanı,başkanıyla bakanlarıyla, valisiyle kaymakamıyla, müftüleriyle hepsiyle beraber örgütleniyor ama halkın ayrı yüreğinden bağrından, vicdanından, yüreklerinden örgütleniyor ve 16 Nisan’da inanın arkadaşlar iki saf savaşacak ve devletin evetini, halkın hayırını 16 nisanda yenecek.Hepimiz şunu başardık. Vekilllerimiz de burada söylesinler bu anayasa değişiklik paketi meclise geldiğinde ve meclisten geçtiğinde bunlar kendilerine çok güveniyordu.Bunu alıp götüreceklerdi diyorlardı.Yeni anayasayı meclisten geçir gerisini bana bırak diyorlardı.Nasıl geçirdiklerini biliyorsunuz!”

Alper Taş’ın konuşmalarından satır başları şöyle:

“Çok korktukları için çok konuşuyorlar”

Şimdi geldik bugüne onların etekleri tutuşmuş bile .Şimdi hepimizde bir moral  üstünlük var.Biz bunları yeneceğimize inanıyoruz ve hayır ı dalga dalga elden ele gönülden gönüle Türkiye’nin her yerinde baskılara ve yasaklara rağmen büyümeye devam ediyoruz. onlar korkuyorlar.Şimdi onlar çok korkuyorlar.Çok korktukları için bize saldırıyorlar.Sabah akşam konuşuyorlar.Çok konuşuyorlar Nazım Hikmet’in ‘Taranta Babu’ şiirinde “Mussolini çok konuşuyor.Taranta Babu çok korktuğu için çok konuşuyorlar…”Onların korkusu da konuşması da bundan dolayı korkularından dolayıdır.Siz de sokakta mahallelerde şunları yaparken lütfen evet diyen bütün yurttaşlarımıza kardeşlerimize deyin ki; biz ilk kez referandum yapmıyoruz.Biliyorsunuz 12 Eylül 2010 tarihinde de bu memlekette referandum oldu.Günü özellikle seçtiler.

Özellikle yer seçti.O zaman Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında kim vardı bugün kavga ettikleri düşman belledikleri Fetullah Gülen Cemaat vardı değil mi arkadaşlar.Belleğimiz zayıf değil belleğimiz kuvvetli aradan yedi yıl geçti fazla geçmedi. Fetüllah Gülen Cemaati ile beraber çıktılar sokaklarda, çıktıklar meydanlarda televizyon ekranlarında bağırdılar çağırdılar bazen de ağladılar.Dediler ki 2010 referandumunda dediler ki bu memlekete demokrasi gelecektir.7 yılda siz demokrasiyi gördünüz mü kardeşler,  görmediniz.Pekala şimdi bakın aynı cümleleri kuruyorlar.Aradan 7 yıl geçmiş aynı işlerini anlatıyorlar aynı sizlere aynı cümleleri kuruyorlar. Açın dün dağıttıkları 2014 broşürleri bugün dağıttıkları 2017 broşürlerine bakın tıpkı basım aynısı.Ne diyorlardı o dönem Evet verin diyorlardı.Ekonomi prangalardan kurtulacak, ekonomi şaha kalkacak, ekonomi büyüyecek,işsizlik azalacak,yoksulluk azalacak dediler değil mi? Nerede Ekonomi büyüdü mü hayır.Son 7 yılın zirvesine ulaştı.yoksulluk azaldı mı varlık fonu adına aldanmayın darlık fonudur.Darlık fonu şöyle bir şeydir arkadaşlar Gelişmiş zengin ülkeler varlık fonu zaten gelecek kuşaklara transfer etmek için fon oluştururlar.Biz bunu tüketmeyelim gelecek kuşaklar zorluk çekmesin diye.Bizimkiler kasaları boşaltmışlar, borçları tüketmişler almışlar bir sürü borç.Onların mantığına göre borçlu devlettir.Borç yiğidin kamçısıdır.O yüzden aldılar kasayı tükettiler borcu döndürmek için varlıklarımızı güvence olarak borçlulara verdiler.Yani onlar ne yapmış oldu varlık değil borç transfer etmiş oldular.

2003 yılında AKP iktidar olduğunda borç miktarı 2 bin doların altındaydı şimdi buradan beş bin doların üstüne çıktı.

” Bütün devrimcilik  tarihimizi darbecilikle suçladılar”

Hürriyet gazetesinin arka kapağında çıkanlar ve bütün gazetelere ilan vermişler.İşte efendim bağımsız yargıya bir de tarafsız yargı eklemişler. Oh ne güzel.Anayasa değişikliği paketinde öyle bir şey yapmışlar ki önce bağımsızdı şimdi tarafsız.Ne yaptılar yargıyı güçlendirdiler. Pekala 2010 ‘da buna ne diyorlardı. Evet diyorlardı çünkü 2010 referandumu zaten bir yargı referandumuydu. Ne diyorlardı o zaman yargı bağımsız tarafsız diyorlar değil mi şimdi Tayyip Erdoğan Kahramanmaraş’ta konuşma yapıyor. 16 Nisan’da evet verin yargı yükselişe geçecek diyor. Ne oldu bu 7 yıl yargıya.Şimdi bizi kandırmak için bir tarafsız cümlesi ekleyerek yargı tarafsız olacak.Her şeyi sen seçeceksin Cumhurbaşkanı başkan seçecek, anayasa mahkemesini sen seçiyorsun,HSYK’yı sen seçiyorsun.Sen seçtiğin için Danıştay, Yargıtay her şeyi sen belirliyorsun.Seni yargılayacak olan yüce divandır.Anayasa mahkemesini sen seçiyorsun.Majestelerin yargısı oluşuyor. Majestelerinin yargısı ne zaman bağımsız ve tarafsız olmuştur.Şimdi analar ağlamayacak dediler 2010 yılında huzur olacak barış olacak dediler 2017’ye kadar  ne çektiğimizi biz biliyoruz.Hepimiz biliyoruz.Gördük yaşadık.Pekala bir de bu memleketin devrimcilerine sosyalistlerine, bu memleketin bedel ödemiş insanlarda bizim yüzümüze baka baka dediler ki 2010’da hiç unutmuyoruz evet diyenlerin darbecilerin darbeye karıştıracağız. bunu söylediler.Bizim tarihimizi de darbecilikle itham ettiler.Bizim bütün devrimci tarihimizi darbecilikle itham ettiler.

16 Nisan  referandum seçimleri için ne yapsak da bir mağduriyet yaratsak düşündüklerini belirten  Taş, Akp ne yapsak da bizim toplumu huzursuz etmek için bir şeyler denediklerini ve beceremediklerini belirtti.

“Ülkeyi faşizme götürecek 18 maddeye Hayır demek teröristlikse”  bu teröristlik başımızın üstüne”

“Bakın önce bize terörist dediler, ‘Hayır’ diyenler teröristtir dediler.Kenan Evren’de sokakta meydanlarda çıkıp 12 Eylül’ün anayasasını hayır diyenler teröristtir diyordu.Biz o zaman elimizden geldiği kadar bu memleketin devrimcileri ve solcuları olarak dar ağaçlarında işkence haneleri her şeyi göze alarak bu anayasaya hayır demek teröristtir dedik biz bu’ teröristliği’kabul ediyoruz dedik başımızın üstüne.Eğer şimdi aynı teröristlik suçlaması Recep Tayyip Erdoğan ve Binali Yıldırım söylüyor.Evet bu ülkeyi anayasal bir faşizme doğru taşıyacak.Bu 18 maddeye hayır demek ‘teröristlik’ ise bu teröristlik bizim başımızın üstündedir.Bunla bizi korkutamazsınız.”

“Evet tek bir kişi içindir Hayır hepimiz içindir bunu unutmayalım” diyen Taş,Nazım Hikmet’in ‘Yaşamak tek ve hür bir orman gibi kardeşçesine”dizeleriyle konuşmasını sonlandırarak; “bu dava sadece nazımın sadece bizlerin hasretiyle davet değildir.Bu hasret ve bu davet Mustafa Supilerin hasreti ve davetidir.Behice Boranların hasreti ve davetidir,Deniz Gemiş’lerin, Mahir Çayanların, İbrahim Kaypakayaların,Fikri Sönmezlerin, Berkin Elvanların Ali İsmail Korkmazların da hasreti ve davetidir” dedi.

Etkinlik salonda Alper Taş’ın konuşmasının ardından”Haziran’ın güneşi AKP’yi yenecek, Hukuk bittiyse Haziran başlar” sloganıyla son buldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here