Cumartesi Annaleri, 541. kez Galatasaray Meydanı’nda buluştu. Aileler, bu hafta 12 Eylül darbe günlerinde gözaltına alınarak işkencede öldürülen öğretmen Süleyman Cihan’ın akıbetini sordu.

süleymanEylemde ilk sözü Nurettin Yedigöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl aldı. 35 yıldır hak aramaya devam ettiklerini belirten Yedigöl, “Analar ağlamasın diye mücadele ediyoruz ama Suruç’ta, sokaklarda hala gençler katlediliyor. Bu ülkenin tek kurtuluşu barıştır. Ne asker, ne de gerilla ölsün istemiyoruz. Barış, barış, barış istiyoruz” dedi.

süleyman cihanSüleyman Cihan’ın ağabeyi Ahmet Cihan ise yaptığı konuşmada, soruşturma dosyasının ikinci kez takipsizlikle sonuçlandığını hatırlattı. Cihan, “Devlet aklı muhalifleri imha etme aklıyla çalışıyor. Adalet sistemi de böyle çalışıyor. 12 Eylül darbecilerinden hesap sorulsaydı 17 bin faili meçhul cinayet işlenemezdi. Diyarbakır, Suruç ve Roboski olmazdı. Siz inkar etseniz de katilsiniz. İşkence suçlarında zaman aşımı olmaz. Biz ısrarla mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır, AKP’nin yeniden halkları ölüme sürüklemesine, katliamlarını devam ettirmesine isyan etti. “Biz padişahların tahtlarını çiğneyenleriz. Aklınızı başınıza alın” diyen Kırbayır, uyardı: “Adalet mekanizmasını çalıştırın. Adaletin tecellisi halka düşerse. Yapmayın bunu”dedi.

NE OLMUŞTU?

31 yaşındaki Süleyman Cihan öğretmendi. 12 Eylül karanlığında sol bir örgütün yöneticisi olduğu iddiasıyla aranıyordu.
29 Temmuz 1981 tarihinde akşama doğru Edirne’den İstanbul’a gelmek için yolcu otobüsüne bindi. Bindiği otobüs İstanbul’a yaklaştığında sivil bir ekip tarafından önü kesilerek durduruldu. Süleyman Cihan gözaltına alındı.
Durumdan haberdar olan aile ve avukatların tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Süleyman Cihan’ın gözaltına alındığı, gözaltına alma kararını veren Askeri Savcı Erdoğan Savaşeri ve gözaltında bulunduğu İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından reddedildi.
Ailenin 85 gün süren ısrarlı arayışı sonunda Süleyman Cihan’ın ağır işkence sonucunda öldürüldüğü, kimliği belli olduğu halde suçu gizleme, suç delillerini karartma amacıyla “meçhul kişi” olarak kimsesizler mezarlığına defnedildiği gerçeği açığa çıktı.
34 yıl kesintisiz süren hukuksuzluk sonucunda dava 23 Şubat 2015 tarihinde zamanaşımı nedeniyle şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandı.
541. haftamızda Cihan ailesi ile birlikte “Mücadelemiz yıllara yenik düşmeyecek, Hukuk ve adalet arayışımızı yıldırmaya yönelik politikalarınıza boyun eğmeyeceğiz.” diyeceğiz.
Sizi de kırmızı bir karanfille Galatasaray’a; sesimize ses katmaya çağırıyoruz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here