Cumhuriyet Gazetesi  İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay dün çıkarıldığı mahkemece”Silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunmak” suçlamasıyla tutuklandı.

Almanya’dan Türkiye dönüşüyle Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Atalay çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.  Atalay, “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunmak”la suçlandı.

Dün Türk Hava Yolları’na ait uçakla saat 11.30’da Berlin’den İstanbul’a gelen Atalay uçağın kapısına gelen polis ekipleri tarafından alınarak apronda bir araca bindirilmişti. Bir süre havalimanındaki polis merkezinde tutulan Akın Atalay, daha sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü.

Akın Atalay ile birlikte gelen eşi Adalet Atalay’ı, havalimanında Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar, Cumhuriyet Gazetesi’nin avukatı Bahri Belen ile Cumhuriyet Gazetesi yöneticileri karşılamıştı.

Atalay’a destek olmak için CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ile Cumhuriyet Gazetesi çalışanları adliye binasına geldi. Atalay, 3 avukatıyla birlikte  hakim karşısına çıktı. Yaklaşık üç saat süren ifade sonrası Nöbetçi İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği, Akın Atalay’ın, “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Akın Atalay’ın Avukatı: “Yargı Kararı Değil Siyasal Bir Karar Olduğunu Biliyorduk”

Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın tutuklanmasının ardından avukatlarından Bahri Belen adliye çıkışında bir açıklama yaptı. Atalay’ın tutuklanacağını bildiklerini ifade eden Belen şunları söyledi:

“Niçin biliyorduk? Çünkü, geçen duruşmada, tutuklamaya ilişkin duruşmada da Cumhuriyet Gazetesi ile ilgili yöneltilen bütün sorular ve bütün haksız suçlamalara çok somut, açık ve net cevaplar verdik. Bu somut cevaplara ve olgulara yönelik cevaplarımıza rağmen ve hukuki bakımdan çok açık suçlama yapılamayacak dayanaklara bakaraktan yine o geçen haftaki duruşmada tutuklama kararı verilmişti. Eğer o gün 9 kişi ve 9 kişinin avukatları, bu kadar açık hukuki ve olgusal savunmaya rağmen bu tutuklama kararı verildiyse  tutuklama kararı verileceğini; çünkü bu artık yargı kararı değil siyasal bir karar olduğunu biliyorduk. Tabii bizim görevimiz bunları yine söylemek, yine söylemek. Türkiye daha evvel Ergenekon davaları, KCK davaları hatta daha eski 27 Mayıs davaları ve 12 Eylül davalarında da siyasal yargılamalar gördü. Ve siyasal yargılamalar sonucunda mahkum olan, hapis yatan birçok insanın sonradan suçsuz olduğu ortaya çıktı. Biz de bunları, hukuk tarihine not düşsün diye bugün tekrarladık. Karardan dolayı tabii ki üzgünüz ama geçen, 9 kişiyi tutuklayan kararlardan biri Akın Atalay’ın yurt dışına kaçmış olduğu gerekçesiydi. Akın Atalay bugün bu hakkındaki yakalama kararını bile bile geldi. Ama yine tutuklandı. İş, bu kadar açık ve net”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here