Adana’da 11 öğrencinin bir eğitmenin hayatını kaybettiği yangın faciası ile ilgili açıklama yapan Elektrik Mühendisleri Odası(EMO), yurt gibi binaların yangından korunma yönetmeliği dışında bırakıldığı nedeniyle yönetmeliğin iptali istemiyle dava açtıklarını, uyarıda bulundukları üst düzey yetkililerin kendilerine ‘Bunlar gençler, atlayıp kaçarlar’ yanıtını verdiğini açıkladı.

Adana’nın Aladağ ilçesinde özel bir öğrenci yurdunda 11 öğrenci ve bi eğitmenin hayatını kaybettiği yangın faciasıyla ilgili   açıklama yapan EMO 2007’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te yurt gibi binaların kapsam dışında bırakıldığını belirterek, yangın facialarına davetiye çıkaran yönetmeliğin iptali istemiyle açtıkları davada Danıştay’ın kendilerini haklı bulduğunu ancak yürütmeyi durdurma kararına uymayan idarenin, kararına itiraz ettiğini bildirdi.

‘Yangında ölen çocukların sorumlusu iktidardır’ başlığıyla yapılan açıklamada, EMO’nun yurt binalarıyla ilgili uyarılarına ‘Bunlar gençler, atlayıp kaçarlar’ şeklinde yanıt verildiği aktarıldı. Açıklamada “EMO olarak defalarca uyarmamıza ve dava açmamıza; İdari Dava Daireleri Kurulu`ndan okul ve yurtları yangın güvenlik sistemden muaf tutan düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karar çıkmasına rağmen bu düzenlemeden geri adım atılmamıştır. Bu yürütmeyi durdurma kararına rağmen 12 Eylül`de yapılan Anayasa değişikliği ile yargının yetkisinin sınırlandırılmasının ardından yerindelik denetimi anlamına geleceği iddiasıyla mahkeme tarafından davamız reddedilmiş olup; İdari Dava Daireleri Kurulu ise ‘yerindelik denetimi’ olmadığına ve bu düzenlemenin iptal edilmesi gerektiğine karar vermiştir” ifadelerine yer verilirken, Adana’daki facianın ana nedeninin “Halen karar düzeltme isteyerek idarenin muafiyet ısrarını sürdürmesi” olduğu kaydedildi.

“Yangının bir gün önce değiştirilen elektrik sayacından çıktığı ya da elektrik kontağı olduğu yönünde açıklamalar yapılmıştır” denilen açıklamada, elektrik kontağının önlenemez bir felaket olmadığını altı çizildi.“Yangın,  bir kader değil, elektronik algılama ve söndürme sistemleriyle önlenebilen bir felakettir” ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

‘’Bunlar Gençler Atlayıp Kaçarlar’

“Elektrik Mühendisleri Odası olarak bugüne kadar yetkilileri uyarmaya çalıştık. Bugün yangın yaşanan yurt gibi binaları kapsam dışında tutarak yangınlara geçit veren Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik 19 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanmıştır. Yönetmelik yayınlanmadan önce en üst düzey yetkililerle görüşmeye ve durumun vahametini anlatmaya çalışan EMO`nun karşılaştığı anlayış; “Bunlar genç adamlar, atlayıp kaçarlar. Yurtlara, okullara yangın algılama sistemi kurmaya ne gerek var” olmuştur. İşte bu anlayışın sonucu 12 canımız gitmiştir.

Yönetmeliğin uyarılarımız dikkate alınmadan çıkarılması üzerine dava açtık. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2009 yılında gerekçelerimizi haklı bulunarak yönetmeliğin Ek-7. maddesinin “Kurum Binaları” bölümünde, “Eğitim Tesisleri” için 21.5 metreden alçak veya 5 bin metrekareden küçük, “Yataklı Sağlık Tesisleri”nde ise 6.5 metreden alçak veya bin metrekareden küçük, “Ayakta Tedavi ve Diğer Sağlık Tesisleri” için ise 21.5 metreden alçak veya 2 bin metrekareden küçük binalar için otomatik yangın algılama sistemleri kurulmasına gerek olmadığına ilişkin düzenlemelerin yürütmesini durdurdu.

Ancak 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği ile yargının idari davalardaki yetkisi sınırlandırıldı. Aslında bir yerindelik denetimi sayılamayacak böylesine can ve mal güvenliğini ilgilendiren bir alanda bile mahkeme yapılan Anayasa değişikliğini gerekçe göstererek “yerindelik denetimi” yapamayacağını bildirdi. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bir kez daha EMO`nun haklı olduğuna hükmetti ve yerindelik denetimi gerekçesini yerinde bulmayarak, düzenlemenin iptal edilmesi yönünde mahkeme kararını bozdu. İdare ise yürütmeyi durdurma kararını uygulamadığı gibi halen ısrarını sürdürerek karar düzeltme istedi. Şu anda davamız karar düzeltme aşamasındadır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here