HDP tarafından ‘Durmayalım, Dur Diyelim, Faşizmi Durduralım’ şiarıyla başlatılan ve bir haftadır Diyarbakır’da sürdürülen Vicdan ve Adalet Nöbeti İstanbul’a devredildi. İstanbul’daki nöbette yer alacak Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ve HDP Eş Başkanı Serpil Kemalbay’la Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’nda devam edecek nöbetin amacını, beklentilerini ve programını konuştuk.

Sekizinci gününde Kadıköy’deki Yoğurtçu Parkı’na taşınan ve bir hafta sürecek Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni, HDP’li vekiller Filiz Kerestecioğlu, Sırrı Süreyya Önder, Nadir Yıldırım, Mithat Sancar, Hişyar Özsoy, Ayşe Acar Başaran, Bedran Öztürk, Erdal Ataş, Leyla Birlik, Sibel Yiğitalp, Erol Dora, İbrahim Ayhan sürdürecek. Nöbete katılacak olan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Yoğurtçu Parkı’nda bugün saat 12.30’da partisinin Meclis grup toplantısını yapacak. Toplantının ardından İstanbul’da tutulması planlanan bir haftalık nöbet başlayacak.

Nöbetin bir hafta boyunca İstanbul’da sürecek ayağında yer alacak olan HDP Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, OHAL şartlarında ‘adalet mağdurları’nın çok fazla olduğunu belirterek sözlerine başladı.

OHAL’den, KHK’lardan, iktidarın politikalarından rahatsız olan herkesi nöbete sahip çıkmaya beklediklerini dile getiren Yiğitalp, “Çünkü mevcut yargı sistemi sadece HDP’yi yargılayan bir mekanizma değil, herkes için bu mekanizma işlev görüyor” dedi.

Yiğitalp, mevcut atmosferde, evrensel normlara, Türkiye’nin kendi Anayasal sisteminin dışında ölçüsüz ve hoyratça bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Eş başkanlarımızın, milletvekillerimizin tutuklanmış olması, belediyelerimize kayyum atanması, 5 bine yakın arkadaşımızın cezaevinde olması ve her gün HDP’nin siyasi soykırıma maruz kalması Adalet ve Vicdan talebinden azade değil” ifadelerini de sözlerine ekledi.

Nöbete ilişkin “Aleviler, solcular, LGBTİ bireyler de dahil partiler üstü, Türkiye’de ötekileştirilmiş herkesin kendisini orada görebileceği bir çağrı ve platform” diyen Yiğitalp, hak ve özgürlükler temelinde yaşanan sorunlara ortak bir muhalefetle çözüm üretileceği duygusuyla herkesi Yoğurtçu Parkı’na beklediklerinin altını çizdi.

‘SIKIYÖNETİM KOŞULLARI’

Nöbetin Diyarbakır ayağının iç içe geçmiş ablukalarla tecrit edildiğini ifade eden Yiğitalp, karşılaştıkları engellemeleri şu sözlerle eleştirdi: “Demokratik zeminde herkesin kendini ifade etmesi gerekir. Biz Türkiye’nin 3’üncü büyük seçmeniyiz, 6 milyon seçmenimiz var. Yüzde 75 civarında, en yüksek oy aldığımız kentlerden biri Diyarbakır. Halk, kendi seçtiği vekilleriyle irtibat kurma hakkına sahiptir. En meşru taleptir. Ama o meşru talep bile olağanüstünün çok daha üstünde neredeyse sıkıyönetim koşullarında güvenlik politikalarıyla bastırılmaya çalışıldı.”

‘NURİYE VE SEMİH İÇİN CİDDİ KAYGILARIMIZ VAR’

“7 kişilik sadece erkeklerden oluşturulmuş bir OHAL Komisyonu var. Komisyonun ne kadar bağımsız olacağı, ne kadar objektif yaklaşacağı ve bu sorunlara gerçekten çözüm olacağı konusunda atılmış bir adım yok” diyen Yiğitalp, açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’yı hatırlatarak şunları dile getirdi: “Nuriye ve Semih ile ilgili ciddi kaygılarımız var. Nuriye ve Semih, tedavi olma konusundaki redlerine rağmen zorla hastaneye götürülüp tedavi altına alındılar. Devlet bu zorla tedavi sürecinde de, tıpkı açlık grevine başlamalarına sebep olduğu gibi sorumlu olacak.”

‘ULTRA OLAĞANÜSTÜ KOŞULLARIN DIŞINDA BİR DEMOKRATİK ZEMİN’

Yiğitalp, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Kadın cinayetlerinin yoğun olması, ‘evlilik’ adı altında çocuk tecavüzleri, müftülere evlendirme yetkisi, kadınların siyasetteki ve sosyal hayattaki sözünü kesme, evlilik dışında başka bir alan yaratmama politikası yürütülüyor. Bunların hepsi bir bütündür. Dolayısıyla bir bütün olarak herkesin hak, adalet ve vicdan konusunda sahiplenmesi ve ultra olağanüstü koşulların dışında demokratik bir zemine ihtiyaç var. Herkesi Yoğurtçu Parkı’na bekliyoruz.”

Faşizmin ancak cesaretle ve mücadeleyle geriletebileceğine inandıklarını vurgulayan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ise “Bunun için de birleşik bir mücadeleyi örmek için elimizden gelen bütün çabayı sarf etmek istiyoruz” dedi.

KEMALBAY: NÖBETİ, ELDEN ELE ‘HAYIR’ SESİNİ EN ÇOK YÜKSELTEN İSTANBUL’A TAŞIYORUZ

Diyarbakır’da abluka altında 7 gün 24 saat devam eden direnişin egemenlerde büyük bir korku yarattığını söyleyen Kemalbay, “Biz orda direnişimizi sürdürerek iktidarın korkusunu teşhir etmiş olduk ve direnişteki kararlılığımızı göstermiş olduk. Bunu şimdi artık elden ele yaygınlaştırıyoruz ve İstanbul’a taşıyoruz” diye konuştu.

“İstanbul, meşru olmayan 16 Nisan referandumunda en çok “Hayır” sesini yükselten ilimiz. Burada “Durmayalım, Faşizmi Durduralım” diyeceğiz ve adalet nöbetini sürdüreceğiz” diyen Kemalbay, OHAL’den, KHK’lardan mağdur olan ve faşizme karşı itirazını yükselten toplumun en geniş kesimlerini, talepleriyle birlikte ortak bir mücadeleye davet ederek, “dayanışmak, direnmek ve faşizmi durdurmak istiyoruz, bütün yurttaşları nöbete davet ediyoruz” dedi.

‘DİYARBAKIR BAŞLANGIÇTI’

Faşizme karşı sürekli bir mücadele hattı çizdiklerini belirten Kemalbay, Diyarbakır’da başlayan nöbetin bunun başlangıcı olduğunu söyledi. Kemalbay, nöbet eyleminin, İstanbul’dan sonra Van ve İzmir’e devredilmesinin ardından, mitingler, konferanslar ve çalıştaylarla süreceğini ekledi.

‘AKP/SARAY REJİMİNİ DURDURANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ!’

Eylemin programını anlatan Kemalbay, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:

“Yoğurtçu Parkı’nda devam edeceğimiz nöbeti Pazar günü güçlü bir şekilde noktalayıp bayrağı Van’a devredeceğiz. Van’dan sonra da İzmir’de olacağız. Daha sonra da mitingler, konferanslar ve çalıştaylar şeklinde devam edecek. Bu mücadele iktidarın OHAL süreci, KHK’lar ortadan kalkıncaya kadar, faşizm uygulamaları ortadan kalkıncaya kadar, iktidarın tek adam sistemine evrilmesi, faşizmin kurumsallaşması yönündeki adımları durduruncaya kadar, AKP/Saray iktidarını ortadan kaldırıncaya kadar sürecek.

Tüm halkımızı saat 12.30’da Yoğurtçu Parkı’na bekliyoruz!”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here