Malatya’da Aleviler düzenledikleri yürüyüşle “Hiçbir zaman diz çökmedik, çökmeyeceğiz” diyerek tepki gösterdi.

Malatya’da çoğunlukla Alevilerin yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesi’nde önceki gece 13 evin kırmızı boyayla işaretlenmesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) öncülüğünde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerinin de aralarında olduğu siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı yürüyüşle protesto edildi.

Katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan PSAKD Malatya Şube Başkanı Mehmet Topal, “ Maraş Katliamında katledilen canlarımızı anma hazırlıkları yaptığımız şu günlerde, ilimizde Alevi canlarımızın yoğunlukta yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesinde, evlerimiz kırmızı çarpı işareti ile işaretlenmiştir. Maraş katliamı öncesinde de kullanılan bu işaretleri evlerimizin kapısında görmek bizleri şaşırtmamıştır. Biz Aleviler, bu işaretleri ilk kez görmüyoruz, daha önce Erzincan’ da, Antep ’te ve Adıyaman da da gördük. Yaşadıklarımıza artık şaşırmıyoruz. Adıyaman âda kapı işaretlenmeleri sonrası dönemin İçişleri Bakanının dedikleri hala zihnimizdedir. Dönemin bakanı, ‘çocuklar yapmış.. ’ diyerek olayı sıradanlaştırmış, ardından kamera kayıtları silinerek failler korunmuştu. Yarın Malatya’da bu işaretlemeleri yapanlar için de ‘kendini bilmez bir çocuk ya da meczup birinin işidir’ deyip olayı sıradanlaştırıp üzerini örtmeye çalışacaklarını da biliyoruz. Ancak bu olayı basit sıradan bir olaymış gibi göstermelerine izin vermeyeceğiz” dedi.

İktidarın dindar ve kindar çocukları..

“Yaşadığımız evlerin kapıları işaretleniyor, her türlü baskının yanında üzerimizde katliam provaları yapılmaya çalışılmaktadır. Ama bilinmelidir ki korkmuyoruz! Çünkü biz Korkuyu Kerbela’da bıraktık” diyen Topal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cemal Gürsel Mahallesâinde 13 evin kapısını işaretleyenler tıpkı daha önce olduğu gibi yine bulunmayacak, cezalandırılmayacak ve bu işaretleme ilk olmadığı gibi son da olmayacak. Çünkü bu çocuklar bizim bildiğimiz gibi sokakta oyun oynayan tertemiz, masum çocuklar değil, iktidarın dindar ve kindar çocuklardır. Bu işaretleri o çocuklar, güvendikleri yerlerden icazet alarak gerçekleştirmişlerdir. Bu çocuklar, egemenlerin dediği gibi ‘öfkeli çocuklar’ ise biliyoruz ki onlar için zaten hukuk ve yasa yolları işlemeyecektir. Temel hak ve hürriyetlerin askıya alındığı hak aramanın suç sayıldığı, hukukun işlemediği, sokaklarda patlayan bombaların, meydanlarda linç çetelerinin, medyada manipülasyonların hüküm sürdüğü bir korku düzenini yaşar hale geldik. Kısacası AKP Türkiye’yi getirdikleri nokta darbe ile olağanüstü hal (OHAL) arasında şıkıştırılmış bir ülkenin karanlığından başka bir şey değildir. ”

“Ülkeyi yönetenler sorumludur”

Türkiye’de farklı kimliklere ve inanışlara saygı, kardeşçe bir arada yaşamın kitaplarda kalmış bir söylemden öteye gidemediğini anlatan Topal,“ Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra demokrasi mitingleri yapılırken darbeyi sanki Aleviler yapmış gibi yine Aleviler hedef haline getirilerek mahallelerimizde taciz ve sataşmalar ile yine provokasyonlar yaratılmaya çalışıldı. Bizler için oluşan bu gerginlik ortamından ülkeyi yöneten siyasi iktidar ve yöneticiler birinci dereceden sorumludur. Malatya’da yapılan ve Alevilerin inancını hedef alan bu provakasyon niteliğindeki saldırı, geçmişte yaşanan saldırıların, katliamların sonrasında ülke yöneticilerinin, siyasi sorumluların anti-demokratik tavırlarının sonucudur” diye konuştu.

“Boyun eğmeyeceğiz teslim olmayacağız”

“Hiç bir zaman unutulmamalıdır ki, biz Alevilere, ne kadar baskı olursa olsun, ne kadar zulüm olursa olsun, hiç bir şekilde boyun eğmeyeceğiz, teslim olmayacağız. Hiçbir zaman diz çökmedik , çökmeyeceğiz. Bilmiyorlarsa tarih kitaplarına baksınlar” diyen Topal, şu ifadeleri kullandı: “Bizler 72 millete aynı nazarda bakan , insanı yüce değer kabul edip, ‘Benim kabem’ diyen bir inancın kültürün ve öğretinin çocuklarıyız. Her şeye rağmen bizler bu kadim topraklarda herkesin kendi kimliğini, dilini, inancını, eşit yurttaşlık içinde kardeşçe barışı içinde yaşamayı savunmaya devam edeceğiz. Malatya’da yapılan taciz ve sindirme provokasyonuna da prim vermeyeceğiz. Mahallede yaşayan yurttaşlarımızla dayanışma içerisinde olarak provokasyonu sağduyumuzla boşa çıkaracağız. Malatya’da yapılan bu saldırıyı gerçekleştirenlerin yakasını bırakmayacağız.Alevi toplumuna yönelik bu tarz saldırılar son bulana, saldırganların arkasındaki karanlık güçler ve destekçileri açığa çıkana kadar bu yaşananların takipçisi olacağız. Hukuk önünde mutlaka ama mutlaka hesabını soracağız.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here