“Sağlıkçılardan Demokrasi için Emek Buluşmaları” Ankara’da devam ediyor. Hacettepe’de bir araya gelen sağlık emekçileri OHAL’in toplumsal olarak sağlığa zarar verdiği açıklamasında bulundular.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Heykel önünde 28 Kasım’da bir araya gelen sağlık emek ve meslek örgütleri adına TTB Genel Sekreteri Sezai Berber basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Hak talep etmenin, muhalefet etmenin suç kapsamına sokulamayacağını ve OHAL uygulamalarının da sağlığa zararlı olduğunun bilinmesini istiyoruz” şeklinde açıklamaya başlayan Berber: “Bir bütün olarak fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma hali ne yazık ki, ortadan kalkmıştır” diyerek toplumsal tehlikeye dikkat çeken Berber, “Bizler insanların mutluluğu için gece gündüz demeden günün yirmi dört saati sağlık hizmeti sunanlar olarak; siyahın karşısında beyazdan, savaşın karşısında barıştan, ölümün karşısında yaşamdan yana olmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın” diyerek açıklamayı tamamladı.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

OHAL SAĞLIĞA ZARARLIDIR!

15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirmek isteyen siyasi iktidar, OHAL ilanı ve sonrasında çıkarmış olduğu Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK), parlamentoyu bypass ederek otoriter yönetim anlayışını toplumsal alanın tümüne dayatmaktadır.

Darbe girişimini fırsata çevirmek isteyenler, KHK’lerle kamu hizmetlerinde kendileri gibi düşünmeyenleri tasfiye ediyor.

KHK’ler aracılığı ile akıl almaz işten çıkarma keyfiliği aynı biçimde işe alımlara da yansımıştır. Sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda 7000’e yakın olmak üzere toplamda 100 binin üzerinde kamu çalışanı kamudan ihraç edilmiş bulunmaktadır. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere kamu hizmeti sunumu aksarken darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan kamu çalışanları da aileleriyle birlikte mağdur edilirken, boşalan kadrolara ise “mülakat” adı altında hiçbir ölçütü olmayan bir yöntem ile alım yapılacağı bildirilmiştir.

Darbe girişimini fırsata çevirmek isteyenler, KHK’ler ile iş güvencesini, emeklilik güvencesini, ücret güvencesini elimizden almak istiyorlar.

Bugüne kadar ertelenmiş emek karşıtı, kadın düşmanı ne kadar yasa varsa, Olağanüstü Hal gerekçesi ile KHK’lerle bir çırpıda geçirilmek istenerek toplumun çoğunluğunu oluşturan emekçiler, kadınlar, ezilenler açısından yeni yıkımların temelleri atılıyor.

Her seçim döneminde taşeron sağlık işçilerine güvenceli iş sözü verenler, sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin çalışma koşullarının düzeltilmesinin yanı sıra fiili hizmet süresi zammına ilişkin düzenleme yapacağız diyenler verdikleri sözü bir kenara bırakarak, geleceğimizi güvencesizleştirmenin adımlarını atmaktan geri durmuyorlar.

Sağlık alanındaki meslek gruplarının özlük hakları bir bir yok edilirken, var olan meslek yasaları ya uygulanmıyor ya da meslek yasası talepleri görmezden gelinmeye devam ediyor.

Kadına yönelik şiddet her geçen gün artarken, çocuk istismarını engellemek yerine artmasına neden olacak yasal düzenlemeler ile taciz, tecavüz ve şiddetin meşrulaştırılması sağlanıyor.

Hak talep etmenin, muhalefet etmenin suç kapsamına sokulamayacağını ve OHAL uygulamalarının da sağlığa zararlı olduğunun bilinmesini istiyoruz.

Yaşamın her alanında adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi talep ediyoruz. Emeğin kazanılmış haklarının iyice budandığı, sendikalar, meslek odaları/dernekleri üzerindeki baskının yoğunlaştığı, toplumsal muhalefete yönelik cadı avının derinleştiği, kadınların yoğun şiddete maruz kaldığı, çocukların savaşa ve istismara karşı korunmasız kaldığı ve ifade örgütlenmesinin yok sayıldığı bir ortam sağlığa zararlıdır.

Bir bütün olarak fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma hali ne yazık ki, ortadan kalkmıştır.

Bu nedenle bizler sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleri, başta çalışma hayatının tüm sorunları olmak üzere OHAL’le ortaya çıkan KHK’larla derinleşen çalışma hakkının gaspına yönelik bütün bu uygulamalara karşı,

Sağlığımız için Mücadele edeceğiz.

Bugüne kadar birçok ilde gerçekleştirdiğimiz “Sağlıkçılardan Demokrasi İçin Emek Buluşmalarını” ile büyüttüğümüz sesimizi bir ileriye taşıyarak,

Toplumun tüm kesimleri ile birlikte “fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma halini” ortadan kaldıran OHAL’e ve antidemokratik, hukuksuz uygulamalara karşı mücadele edeceğiz.

Bizler insanların mutluluğu için gece gündüz demeden günün yirmi dört saati sağlık hizmeti sunanlar olarak;

Siyahın karşısında beyazdan,

Savaşın karşısında Barıştan,

Ölümün karşısında yaşamdan yana olmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

kaynak:sendika.org

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here