Özgür Gündem davalarında Nadire Mater, Yıldırım Türker, Murat Uyurkulak’a verilen hapis cezaları ertelendi. Hasan Cemal’e 6 bin TL ceza verildi.

Kapatılan Özgür Gündem gazetesiyle dayanışma amaçlı başlatılan ‘Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği’ kampanyasına katıldıkları için yargılanan Nadire Mater, Jülide Kural, Murat Uyurkulak, Hasan Cemal ve Yıldırım Türker ile yazar İlham Bakır’ın karar duruşmaları görüldü. Geçtiğimiz duruşmada mütalaasını veren savcı, 7,5 yıldan 10,5 yıla kadar hapis cezası istemişti.

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmayı RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren ile çok sayıda kişi izledi.

MATER’E 1 YIL 3 AY CEZA

İlk olarak hakim karşısına çıkan Nadire Mater, “Davanın açılmasını gerektiren bir durum olmadığı açıkça ortada dosyanın düşürülmesi gerekiyor” dedi. Savcının 10.5 yıla kadar hapsini istediği Mater’in avukatı Meriç Eyüboğlu esas hakkındaki savunmasında, gazete çalışanları hakkında sıklıkla davalar açıldığı ve baskılar arttığı için kampanya başlatıldığını hatırlattı.

Eyüboğlu, AİHM kararını göstererek “Bir yazının terörü teşvik edip etmediğine bakmak için yalnızca mesajı verenin kim olduğuna bakmak yeterli değil şiddet olgusunun araştırılması gerekir” dedi. AİHM ve AYM’nin basın ve ifade özgürlüğüne dair kararlarından da örnekler vererek “Yazıların şiddet konulu olup olmadığına bakılmaksızın nerede yayınlandığına bakılmış” diye konuştu. Eyüboğlu, Mater’in beraatini talep etti. Mater, gazetenin 9’uncu sayfasındaki ‘YPS’ haberi sebebiyle terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezayı erteleyen mahkeme, gazetenin 8’inci sayfasındaki yazıdan dolayı da 10 ay hapis cezasına çarptırdığı Mater’in cezasını 6 bin lira para cezasına çevirdi.

TÜRKER’E 2 YIL 3 AY CEZA

Yıldırım Türker’in katılmadığı duruşmada esasa ilişkin savunma yapan avukatı Emel Ataktürk Sevimli de AİHM kararlarından örnekler vererek savunmasını tamamladı. AİHM’in ifade ve basın özgürlüğü söz konusu olduğunda bir standart oluşturmaya çalışmış olduğunu belirten Sevimli, “Basının devleti önceleyen bir lisan kullanma mecburiyeti yoktur. Basın kendisine tanınmış olan hak ve özgürlükler çerçevesinde ne yayınlayacağına kendisi karar verir. Dünyadaki örneklerinde de böyledir. Örgütler örgüt adıyla, söz konusu örgüttekiler de gerilla olarak verilmiştir dünyadaki saygın basın kuruluşlarının terminolojisinde” dedi. AİHM’de Türkiye’yi temsil eden Ayşe Işıl Karakaş’ın geçtiğimiz yıl suduğu istatistiksel verileri hatırlatan Sevimli, “Karakaş, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna’dan sonra AİHM’de aleyhine en çok başvuru yapılan 3’üncü ülke olduğunu söyledi. Yapılan başvuruların kabul edilmesinde ise 1’inci sırada” diye savunmasını tamamlayarak beraat talebinde bulundu. Kararını açıklayan mahkeme, Türker’e terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Cezayı Türker’in yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle 1 yıl 10 aya indiren mahkeme, cezanın ertelenmesine karar verdi.

HASAN CEMAL’E 6 BİN LİRA CEZA

Hasan Cemal esas hakkındaki savunmasında, “Özgür ve bağımsız medyayı savunmak için burada bulunuyorum bunları savunurken gazeteciliğin suç olmadığını söylüyorum. Ve bu çerçevede Kürt meslektaşlarımın özgürlüğünü savunmak ve bunu savunurken de Kürt gazetecilerin özgür olmadığı bir ortamda Türk gazetecilerin de özgür olamayacağını söylemek için buradayım. Kürt sorunun barış içinde çözüm rayına oturmasının demokrasi, barış ve hukukun üstünlüğüne giden yolda çok büyük bir adım olacağına inanıyorum. O nedenle 1 günlük nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptım. Bugüne kadar Kürt sorunuyla ilgili 4 kitap, sayısız makale yazdım. Kandil’e gidip PKK kadrosuyla ve 93’te Abdullah Öcalan’la da röportaj yaptım ve hakkımda bugüne kadar terör örgütü propagandası ile dava açılmadı. Özgür ve bağımsız medyayı savunmak demokrasi ve barışı savunmakla aynı anlama geldiğini bir kez daha söylüyorum” dedi.

Avukat Fikret İlkiz, Basın Kanunu’nun 11’inci maddesi ile Anayasa ihlali yapıldığı konusunda itirazda bulundu. İlkiz, “Karar, Anayasada yer alan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine, Anayasanın 38’inci 13’üncü maddesine aykırıdır. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini istiyoruz” şeklinde savunma yaptı. Mahkeme, Anayasa Mahkemesine gönderilme talebini reddetti. Bunun üzerine savunmasına devam eden İlkiz, yargıda toplumu bilgilendirmeyi amaçlayan haberlerin cezalandırılamayacağı yönündeki kararları örnek gösterdi. AİHM’in Miguel Kastel kararını da örnek gösteren İlkiz, “Hukukun üstünlüğünün hakim olduğu devlette basının önemi unutulmamalıdır. Kastel kararında basın özgürlüğü topluma kamuoyunu ilgilendiren alanda bilgi verip herkesin serbestçe tartışmasını sağlar. Hükümet, basın ve kamuoyunun ayrıntılı incelemesine tabidir. Konu basın özgürlüğü olduğu andan itibaren herkesin bunu bilme hakkı vardır. Bu davayla ilgili olmak üzere başka bir yargı yoluna gidilmesi gerektiği düşüncesindeyiz” diyerek beraat talep etti. Kararını açıklayan mahkeme Cemal’in terör örgütü propagandasından beraatine karar verirken, “terör örgütünün açıklamalarına yer verdiği” gerekçesiyle 6 bin Türk Lirası ile cezalandırdı.

JÜLİDE KURAL VE İLHAM BAKIR’IN DURUŞMASI 28 MART’A ERTELENDİ

Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Jülide Kural’ın avukatı Öztürk Türkdoğan, Kural’ın esasa ilişkin savunmasını yapması için mahkemeden süre talep etti. Türkdoğan, Anayasaya aykırılık iddiası üzerinden mahkemeye dilekçe sundu. AİHM kararını örnek gösteren Türkdoğan, yargılamanın Anayasının 13’üncü maddesine göre “hakkın özüne dokunmama ilkesine”, AİHS ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğuna değindi. Mazeret talebin kabul eden mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasının inceleneceğini söyleyerek duruşmayı 28 Mart’a erteledi.

Avukat Özcan Kılıç, gazetede yazdığı yazı nedeniyle “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılanan yazar İlhami Bakır’ın yazısında propaganda yapmadığını belirterek beraatini talep etti. Bakır’ın duruşması da 28 Mart’a ertelendi.

UYURKULAK’A 1 YIL 3 AY CEZA

Murat Uyurkulak’ın katılmadığı duruşmada esasa ilişkin savunmasını yapan avukat Hürrem Sönmez, Özgür Gündem gazetesi üzerindeki baskıların dayanışma kampanyasına dönüştüğünü bir kez daha hatırlattı. Sönmez, “Müvekkilimin gazeteyle dayanışması gazetenin mevcudiyetini sürdürmesi, ifade ve basın özgürlüğü çerçevesinde faaliyetine devam etmesini temin etmek içindi. Basın özgürlüğü siyasi liderlerin düşünceleri hakkında görüş uyandırmak için topluma bilgi sunar. Basın özgürlüğü, toplumun bilgilenme hakkının teminatıdır. Söz konusu yazıda suçun unsurlarının bulunmadığı kanaatindeyiz. Gazetelerin yayın politikaları tartışılabilir, değerlendirilebilir okuyucular tarafından. Fakat yayın politikalarının değerlendirileceği yerler mahkemeler değil toplumdur bu nedenle beraat talep ediyorum” diye konuştu. Uyurkulak’a, “terör örgütü propagandası” suçlamasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezası veren mahkeme cezayı erteledi.(Evrensel)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here