pir-sultan-abdal-oyunu-yasaklandı560x360Erol Toy’un ‘Pir Sultan Abdal’ adlı oyununda Kürt terimi geçmemekle birlikte 1938 Dersim Katliamı’na (oyundaki terminoloji ile “1938 olayları”na) atıf vardı. Sırf bu yüzden oyunun 23 Ağustos 1969’da Dersim’deki  gösterimi valilikçe yasaklandı. Halkın tepkisi sert oldu. Elazığ’la Erzincan’dan takviye istendi. Dersim’de sıkıyönetim ilan edildi. Polisle halk arasında çatışmada 1 kişi öldü, 11 kişi yaralandı, 80 kişi gözaltına alındı, bunlardan 16’sı tutuklandı. Erkek oyunculara, onları savunan avukatlara ve yöre halkına işkence yapıldı, kadın oyuncular tacize uğradılar. TİP yöneticileri olayla ilgilendirilerek sorguya çekildi. Olay dış basında da yer aldı. Oyun, 1990’larda bile bazı illerde gösterime giremedi.

Dêrsim’de 23 Ağustos 1969’da yazlık sinemasında herhangi bir filmi değil, çok çarpıcı ve gerçek bir olayı izleyecekti,Dêrsimliler. ‘Pir Sultan Abdal’dı oyunun ismi ve Ankara Çağdaş Tiyatro Grubu’nca sahnelenecekti. Biletler günler öncesinden satılmış, afişleri asılmış, propagandası yapılmıştı.  Tiyatro kültürünün olmadığı yıllarda, hiç de izlememişlerdi o güne kadar. Dersimliler Pir Sultan Abdal’ı ise söylenen türkülerden, anlatılan hikayelerden tanıyordu. 

Dersimliler  büyük bir heyecanla sinemaya doğru ilerliyorlardı. Kısa sürede sinemanın önü kalabalıklaşmıştı.  Ankara’dan gelen tiyatro ekibi araçla, mahalle mahalle geziyor hoparlör eşliğinde oyunun tanıtımını yapıyor; içeriğine ilişkin, çarpıcı propagandayla izleyicileri davet ediyordu.  Sinemaya girişler başlamıştı ki anons sesi yükselir“Dikkat! Dikkat! Pir Sultan Oyunu valiliğimizce yasaklanmıştır. Kalabalığın derhal dağılması duyurulur!..” Pir Sultan Abdal oyununun yasaklanmasından dolayı kalabalık kitle   “valiye istifa!” sloganı atılır. Bir anda ortalık karışır. Ardından polis sayısı çoğalmaya başlar, kitleden bazılarını gözaltına alınır.  Kadınların, çocukların bağırışları birbirine karışır.  Artık polis ile kitle çatışması başlar.

Polisler coplarla, silahın kabzasıyla halka vurmaya başlar.

Çatışma kısa sürede yayılmıştı. Polislerin saldırı ve şiddeti de devam ediyordu. Olay çok çabuk yayılmıştı tüm Dêrsim’e. Polisler arabaya doldurduklarını alıp götürüyordu. Kalabalık kitle sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçmişti.O gün kalabalığın slogan sesleri hiç kesilmedi.

Karakol Demiroluk mahallesinde ve MİT binasının yakınındaydı. O taraftan yoğun silah sesleri geliyordu. Olaylar esnasında polis kurşunuyla Mehmet Kılan vurulmuştu!

 Bir kişinin ölümüyle sonuçlanan çok sayıda kişinin darp edilip gözaltına alınması Dersim’e çabuk yayılmıştı. Karakolun önünde büyük bir kalabalık toplanmış gözaltına alınan arkadaşlarının serbest bırakılmasını içeren sloganlar atılıyordu.İnsanların tepkisine polis rastgele etrafa ateş ediyordu.Ancak kalabalık karakolun önünden ayrılmıyordu. Olaylar giderek büyüyor ve her tarafa yayılıyordu. Mahalle aralarında birçok insan mevzilenip, kurşunlardan sakınmaya çalışıyorlardı.

Sonra Mehmet Kılan’ın nasıl öldüğü de ortaya çıktı. . Pir Sultan Abdal oyununun sahnelenmediğini ve gözaltına alınanların olduğunu duyunca eline beyaz mendil alarak  olayları yatıştırmaya gidiyor. Ona göre, gençler oyunu izleyemediği için kızmışlar, taşkınlık çıkarmıştı. Buna bu kadar tepki vermek doğru değildi. Keşke oyun sahnelenseydi de böyle olaylar olmasaydı. Gençlerin hakkı vardı kızmakta. Biletler alınmıştı. Sinemanın önüne gelmişlerdi. Son anda oyunu yasaklamak da neyin nesiydi! Üstelik oyuncular ta Ankara’dan gelmişlerdi. Resmi izin vardı, her yerde oynanmıştı bu oyun, burada neden oynanmasındı! Bunları söyleye söyleye gidiyor Mehmet Kılan.  

O caddede yürürken, polis karşı pencerede namluyu çevirmiş, bekliyor. Biraz daha yaklaşınca elini cebine götürüp mendili çıkaracağı sırada vuruluyor. Bu kadar basit, bu kadar anlamsız!

Bu ölüm, en çok da karakol çevresinde direnen grubun öfkesini büyütüyor, “Mehmet Kılanlar ölmez!” sloganı bir anda tüm Dêrsim’e yayılıyordu. “Mehmet Kılanlar ölmez!..”sesleri yükseliyordu.

Sonrasında Elazığ ve Erzincan’dan takviye isteniyor ve ‘Dersim’de süresiz sokağa çıkma yasağı ilan ediliyordu. Sabaha kadar herkes tedirgin bir bekleyiş içine girmişti. Her an yeni ölüm haberleri gelecek korkusu yaşanıyordu. Dêrsim şehir merkezine giriş çıkışlar yasaklanmış, mahalleler sokaklar jandarma ve polisle doldurulmuştu. Bu şekilde oluşan geniş çember sabaha doğru giderek daraltılıyordu. Her taraf tek tek aranıyor, olaya karışanlar gözaltına alınıyordu. Dêrsim’i araziye vurarak terk etmek isteyen birçok genç de daha yollarda tutuklanıyor, polis pusularına takılıyorlar.

Dersimliler için o gece bir kabus gibiydi. Sabah şafakla birlikte, sokağa çıkma yasağının uygulanış biçimini daha yakından ve daha somut olarak görünüyordu.   Sokaklarda, caddelerde sivil bir tek kişi yoktu. Kim sokağa çıksa büyük küçük dinlemeden alıp götürüyorlardı. 

Dersim’de karakol Demiroluk mahallesindeydi. O civardaki evler işkence seslerini duyabiliyorlardı. ‘Pir Sultan Abdal’ olayında alınanlar orada uzun süren gözaltında kalmış ve işkence görmüşlerdi.

”Pir Sultan Abdal”oyununun yasaklanmasının ardından çıkanlar olaylar Dersimlileri etkiliyordu. Devlet, Dêrsimli için 38’di. Orada tanımıştı! Bunun da anlamı: Katliam, vahşice baskılar, sürgünlerdi.

Tıpkı 23 Ağustos 1969’da ”Pir Sultan Abdal ”Oyununun yasaklanması gibi.Tarih bunu da unutmayacak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here