images

Brecht, savaş çığlıklarının atılmaya başladığı zaman, daha okulda “Anavatan için ölmek hoş ve onurludur”sözü üzerine yazdığı bir kompozisyonda ““Anavatan için ölmek hoş ve onurludur” sözü yalnızca boş kafalıların rağbet ettiği bir propaganda sloganıdır” cümlesi ile savaşa karşı tavrını net bir şekilde koymuştur. Komünist şair yazar ve yönetmen olan Brecht’

”ya hep beraber ya da hiç birimiz
kurtulmak yok tek başına yumruktan ve zincirden
ya hep beraber ya da hiç birimiz”

şiiri ile  devrimci mücadelede dilimizden düşürmediğimiz  sloganlardan biri olmuştur.

Brecht, eserleri ile toplumsal yapıyı şeffaf hale getirmeyi, özellikle yapının değiştirilebileceğini göstermek istiyordu. Ona göre edebi metinler bir işe yaramak zorundaydı. Marksist öğretiye sahip olan edebi eserleri onu dünyaca ünlü bir tiyatrocu, şair haline getirdi.

Brecht’ in eserlerini o dönemde sahneleyenleri ”vatana ihanet” suçuyla hapse atmakla kalmayıp Brecht ‘ i ve yoldaşlarını sürgün etti.Nazi Almanyası tarafından Brecht’ in eserleri yakıldı ve 1935′ de vatandaşlıktan çıkarıldı.

Kendisini “Öğrencileri olmayan bir öğretmen” olarak nitelendiren Brecht,sürgün yıllarında nereye gittiyse anti-komünist uygulamalarla karşılaştı ve ABD Komünist Partisi üyesi olmakla suçlandı.

Neyse ki Almanya Nazi işgalinden kurtulduğu bölgelerde Sovyetler Birliğinde kalan kısımda tiyatro gösterilerini yapıp, kitaplarını özgürce yayınlamaya başladı.Batı tarafından geçmesi yasak olan Brecht, bulunduğu bölgede Alman Sanat Akademisini  1949 yılında kurulması ile birlikte , kendi düşüncelerini burada hayata geçirmeyi denedi. “Akademi kesinlikle üretici olmalı, temsili kalmamalı” diyordu.

 

1956 yılının Mayıs ayında Brecht grip oldu ve Berlin’deki Charité hastanesine yatırıldı. Dinlenmek için 1956 yazını Berlin’e 50 km uzaklıktaki Schermützelsee gölünde geçirdi. 12 Ağustos 1956 günü kalpkrizi geçirdi. 14 Ağustos 1956 günü saat 23:30 da Berlin’de, yani bugün Brecht Evi olan Chausseestraße 125 numarada hayatını kaybetti.17.Ağustos günü çok büyük bir kalabalığın, çok sayıda politikacıların ve kültür camiasından sanatçıların katılımı ile toprağa verildi. Törende hiçbir konuşma yapılmadı. Mezarı, 1971  yılında ölen eşi Helene Weigel’in mezarı ile birlikte Dorotheenstadt mezarlığında yan yanadır ve onur mezarı statüsündedir.

Brecht demek tiyatronun, şiirin en güzel sosyalizm ezgileriyle harmanlaştığı nereye sürgün edilse orada tüm inancıyla mücadelesini edebiyatla bütünleştirebilen ”komünist şair ve tiyatrocu” demek.Evet biraz Nazım , biraz Pablo Neruda tadında der ve ölümünün yıl dönümünde komünist şairi saygıyla anıyoruz!

————————————————————————–

HALKIN EKMEĞİ

Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat.
Azaldı mı ekmek,başlar açlık,
bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.

Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız,kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!

Bolsa insanın önünde ekmek,lezzetliyse,
gözler öbür yiyeceklere yumulsada olur.
Ama her şey bollaşmaz ki birdenbire…
Bilirsiniz,nasıl bolluk doğurur ekmek:
Adaletin ekmeğiyle beslene beslene.

Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl,
adalet de gerekli her gün,
hem o,günde bir çok kez gerekli.

Sabahtan akşama dek,iş yerinde,eğlencede,
hele çalışırken canla başla,
kederliyken, sevinçliyken,
halkın ihtiyacı var pişkin, bol ekmeğe,
günlük, has ekmeğine adaletin.

madem adaletin ekmeği bu kadar önemli,
onu kim pişirmeli, dostlar, söyleyin?

Öteki ekmeği kim pişiren?

Adaletin ekmeğini de
kendisi pişirmeli halkın,
gündelik ekmek gibi.

Bol,pişkin,verimli.

BERTOLT BRECHT

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here