1935′ te  Georgi Dimitrov Komünist Enternasyonel’in başkanı Grigori Zinoviyev ‘in  yerini aldı.

936369_204215476394481_1639609298_n

 

Devrimci bir ailenin çocuğu olarak 18 Haziran 1882’de Radomir’de (Bulgaristan) doğdu. Daha 15 yaşındayken devrimci  mücadeleye katılan Dimitrov, sendikal mücadelede aktif olarak yer aldı. 1902’de Bulgaristan Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ne üye oldu. Revizyonizme karşı Dimiter Blagof  önderliğindeki Marksist-Leninist “Dar Kalpliler” kanadında yer aldı.

1905’te Bulgaristan Devrimci Sendika Birlikleri sekreteri seçildi. 1923 yılına kadar bu görevini sürdürdü. Bir çok kez tutuklanan ve takibata maruz kalan Dimitrov, Eylül 1923 ayaklanmasında Yüksek Devrim Komitesi’nin başındaydı.1923-1926  arasında devrimci mücadelesinden dolayı burjuva mahkemesi tarafından gıyaben iki defa ölüme mahkum edildi.

1923’te yurtdışına çıkmak zorunda kaldı.3. Enternasyonel  Yürütme Komitesi’nde aktif çalışmasını sürdürdü. 1933’te devrimci mücadelesinden dolayı Berlin’de tutuklandı. Leipzig Mahkemesi sürecinde Dimitrov, kendisini mahkum etmeye çalışan Alman faşizmini mahkum etti, Reichstag yangınının provokasyon olduğunu açığa çıkardı.

1935 yılında Komünist Enternasyonel Yürütme Komitesi Genel Sekreterliği’ne seçildi.Faşizme ve savaşa karşı “Proleter birleşik cephesi” ve “Halk cephesi”nin oluşturulması için ısrarlı mücadele etti.

2.Dünya Savaşı’nda Dimitrov, komünistlere, antifaşist ulusal kurtuluş mücadelesinin başına geçmeleri çağrısında bulundu, yurtsever güçlerin faşist ilhaka ve saldırganlığa karşı örgütlenmesine aktif katkıda bulundu. Bulgaristan’da Nazi ilhakına karşı ayaklanmada önder olarak yer aldı.

Savaştan sonra Bulgaristan Halk Cumhuriyeti’nin inşasına önderlik etti.

Birçok kaynak Dimitrov’un faşizm analizinin Marksizm-Leninizm’in hazinesine bir katkı olduğu belirtmektedir. Dimitrov faşizm hakkında şunları söylemiştir:

“Faşizmin sadece ‘Komünist tehlikeye’ karşı yöneldiğini düşünenler kendilerini acı bir şekilde aldatıyorlar. Bunlar ileride hatalarının ve siyasi dar görüşlülüklerinin karşılığını epeyce pahalı ödemek zorunda kalacaklardır. Faşizm sadece anti-komünist olmakla kalmayıp, aynı zamanda özünde halka da karşıdır. Faşizmin görevi sermaye saldırısını, kitlelerin kapitalist bir azınlık tarafından sömürülmesinin siyasi anlamda başarı kazanmasını ve bu azınlığın halk çoğunluğu üzerindeki egemenliğini sağlamlaştırmaktır.”

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here