1980 darbesinin ardından cezaevlerinde başlayan infazlar,işkenceler sürerken 1 Ağustos 1989 tarihinde Türkiye Adalet Bakanlığı  1 Ağustos genelgesini yayınladı. Bununla birlikte cezaevlerindeki siyasi tutuklulara yönelik bir devlet terörü uygulamaya konuldu. Bütün cezaevlerinde bu nedenle direnişler, açlık grevleri gelişti. Bu süreçte Eskişehir Özel Tip Cezaevi, bakanlığın kararı ile kapatıldı ve oradaki bütün tutuklular sürgün edildi. Eskişehir’den Aydın’a sürgün sevk sırasında adeta bir ölüm tabutuna dönüştürülmüş cezaevi nakil aracının içine sıkıştırılmış tutuklulardan ikisi kapılar açılmadığı için havasızlıktan yaşamlarını yitirmişti.

 

20-21 mayıs 1989’da İstanbul’da toplanan 1.Kadın Kurultayı’ nın tartışmalarının kitaplaştırılması gündemiyle Kadın Kültür Evi’ nin Tünel’deki yerinde toplanmışken açlık grevleri ile ilgili ne yapılacağı da konuşulmaya başlanmış.Bir çok alternatifin arasından 1 Ağustos Genelgesi ile   “yasallaşan” tek tipe gönderme yaparak tek renk giyinme  protesto rengi olarak siyahta karar kılınır.

 

9 Ağustos Çarşamba günü, siyahlar giyen kadınlar Cağaloğlu Meydanı’ nda yere yatarak yolu bir süre trafiğe kapatıp  basın bildirisi okumuş.

Basın açıklaması şöyleydi:

“Hapishanelerde, ölümlere varan bir devlet şiddeti yaşanıyor. Ölen ölsün anlayışıyla “ne yapalım yani” sorumsuzluğu içindeki Adalet Bakanlığı ve hükümet bunun sorumlularıdır.

Yüzyıllardır şiddetle yüz yüze kalmış  biz kadınlar olarak, 1 Ağustos Genelgesi•ne dayanılarak devletin uyguladığı şiddete kayıtsız kalamayız. Hapishanelerde direnenlerin yanındayız.

Bütün herkesi; bu cinayetlere karşı çıkmaya, 1 Ağustos Genelgesi•nin kaldırılmasını istemeye, bu durumu protesto etmek için siyahlar giymeye ve gazeteleri siyah sütun atmaya çağırıyoruz. Açlık grevleri bitse de bu ölümlerin sorumlularının cezalandırılmasını istiyoruz.”

 

Basın açıklamasının ardından akşam bir  araya gelen  feminist kadınlar 10 Ağustos Perşembe günü,  Tünel’den Galatasaray’a kadar sessizce yürüdükten sonra ellerindeki küçük siyah kartonları havaya fırlattılar ve alkışlarla dağıldılar.

 

Yürüyüş sonrası, Emel Armutçu, Nuran Ağan, Şenay Gelişli , Gülnur Acar Savran, Süheyla Kalyoncu, Ayşe Düzkan, Filiz Karakuş, Saynur Çetiner, Eftal, Zübeyde Atay ve Nazmiye Ülker gözaltına alındılar.  Aslında polisin gözaltına aldığı kişi sayısı 4-5 kişiydi. Ancak birbirini bırakmayan kadınlar karakola giderken 11 kişi oldular. 2 gün Beyoğlu Karakolu’nda kaldıktan ve şubede ifadeleri alındıktan sonra DGM’ye sevk edildiler. 12 Ağustos Cumartesi günü tutuklandılar.

 

11 Ağustos Cuma günü gözaltının ertesinde ise, Cumhuriyet gazetesinde kadınların bir ilanı yayınlandı:

“Bugün isyanımız siyahla”
Devlet 1 Ağustos Genelgesi•ne dayanarak cezaevlerinde şiddet uyguluyor. Şiddetin her türünü çok iyi bilen biz kadınlar herkesi protesto etmeye, 12 Ağustos cumartesi günü bütün kadınları siyah giymeye, herkesi protestosunu ifade etmek için üzerinde siyah bulundurmaya çağırıyoruz.”

 

12 Ağustos Cumartesi günü ise, Beşiktaş’ta toplanan siyahlı kadınlar, beyaz bir panonun siyaha boyanmasından sonra, ellerindeki siyah kurdeleleri yere atarak dağıldılar. Aynı gün, sosyalistlerin Kuruçeşme’ de yaptıkları Birlik İçin Girişim toplantısına gelen bir grup siyahlı kadın burada bir mesaj okuyarak “siyah eylem”in yaygınlaştırılması için çağrıda bulundu.

Siyahlı kadınlar bir aylık tutukluluktan sonra, 7 Eylül 1989’daki ilk duruşmalarında kefaletle serbest bırakıldılar. Cezaevlerindeki açlık
grevleri ise kimi kazanımlarla Ağustos sonunda bitirilmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here